Ana Sayfa
Kullanıcı Girişi(Foruma Üye Olmalısınız)
Latifli Koyu Forumu
LATİFLİ KOYU
Latifliden Nostalji Resimler
latifli tv
Camimizden goruntuler
Latifli Köyünden Güncel Haberler
Sizler İçin Kur'an Ziyafetleri
**CANLI MAC YAYINI**
Mekke ve Medine İzlenimlerim
Atma Türkü Yazma Yeri
E-Posta Listemiz
TV Frekanslari
Sizden Gelen Resimler
Kadıbağı
Latifli Chat
Latifli Köyü(Foto Galeri)
Latifliye Değişik Tarif
essiz meyvelerimiz
Ziyaretci Defteri
Köyumuzden Destanlar
Rastgele Fotoğraflar
Adetlerimiz
Röportajlar
=> Mustafa Ceceli Röportajı
ATMACA
Mini Klipler
Siir Slaytlari
kunye
ulaşım
Site Arşiv Habeleri
ff
www.cayhaber.net
Rize haber
rize haberleri
rize haber siteleri
Rize
Haber53
rizespor
Mustafa Ceceli Röportajı

Mustafa Ceceli ile Söyleşi..

Son zamanlarda hit olmuş birçok şarkının düzenlemesini yapmış Mustafa Ceceli. Şimdi Enbe’nin albümünde seslendirdiği parçayla müzikseverlerin gündeminde. Henüz albümü yok; ama ‘Unutamam’ şarkısı onun yorumcu yönünü ortaya çıkarmış ve zamanı geldiğinde kendisinin de bir albüm yapabileceğini söylüyor. Ceceli’nin amacı Türk müziğini ve enstrümanlarını dünyaya yaymak... Radyoda, televizyonda, sokakta… Son birkaç gündür Türkiye ‘Unutamam’ isimli şarkıyı dinliyor. Müzik kanallarında ve radyolarda en çok istek alan şarkı, youtube adlı internet sitesinde yüz binlerce kez tıklandı ve rekora doğru koşuyor. Söz ve müziği Sezen Aksu’ya ait olan şarkı, aynı zamanda geçen hafta yayınlanan ENBE Orkestrası albümünün çıkış parçası. Şarkıyı ise 26 yaşında genç bir sanatçı yorumluyor. Adı Mustafa Ceceli, müzik dünyasında bilinen ismiyle ‘Hacı’. Unutamam’da ilk kez bir şarkıda sesini duyduğumuz Ceceli, aslında yaptıklarıyla birçok gence örnek olabilecek genç ve başarılı bir aranjör. Sezen Aksu’nun İkili Delilik, Gidemem ve Hükümsüz; Kenan Doğulu’nun Çakkıdı, Aklım Karıştı; Burak Kut’un Komple; Emel Müftüoğlu’nun Eğlenilecek Kızlar Evlenilecek Kızlar, Altın Kafes gibi son yıllarda dillerden düşmeyen şarkıların düzenlemesi Ceceli’ye ait. Yetenekli ve genç müzisyenin marifetleri bununla da bitmiyor. İyi derecede piyano, gitar ve keman çalan Ceceli, dizi müziği yapıyor; müziğini yaptığı dizide bir aranjörü oynuyor. Veterinerlik fakültesini üçüncü sınıfta bıraktıktan sonra yeniden sınava giren Mustafa Ceceli, şu an işletme okuyor. Ozan Doğulu daha sonra da Sezen Aksu ile tanışması onun hayatını değiştirmiş. On parmağında on marifet bulunan ve müzik yaşantısında Onno Tunç’u kendisine örnek alan genç sanatçı ile müziğini ve çalışmalarını konuştuk.

Müzik hayatınız nasıl başladı ve devam etti?


Ben çocukluğumdan beri aslında müzikle uğraşıyorum. Hani tencere tava çalarak başladım derler ya bazıları, benimkisi de biraz öyle oldu. 6-8 yaşları arasında klasik piyano eğitimi aldım, bundan sonra yeniden bir müzik eğitimi almadım. Her müzisyen gibi orkestrada çaldım; üniversitede bazı gruplarla sahneye çıktım. İstanbul’a geldikten sonra profesyonel müzisyenlerle tanıştım ve 2003’ten beri de aranjör olarak piyasada çalışıyorum. Kenan Doğulu’nun “Aklım Karıştı” şarkısı benim düzenlediğim ilk parçadır.

Müzisyen olmak eskiden beri aklınızda var mıydı, yoksa kader mi?


Hem kader hem de benim tercihim. Bir kere her şeyin bir çizgi doğrultusunda geliştiğine ve Mustafa’yı Mustafa yapan güce sonsuz inancım var. O noktada kader diyebilirim; fakat müzikle uğraşmak çocukluğumdan beri istediğim bir şey. Başka bölümlerde eğitim almama rağmen, müzik sürekli hayatımda olduğu için ne kadar kaçarsam kaçayım sonunda ona yakalanıyorum. Müziği hobi olarak da sürdürebilirdim. Artık meslek olarak müziği seçtim ve hayatıma müzikle devam etmek istiyorum.

İlk kez bir şarkıyı yorumladığınızı duyduk…


Bu, planda hiç yoktu. Aslında şaşkınlıkla izliyorum gelişmeleri. Klip yayınlanalı birkaç gün olmasına rağmen günde defalarca çalıyor, internet sitesi youtube’da yüz bine yakın kez izlenmiş. Bunların birkaç günde meydana gelmesi çok şaşırtıcı. Genelde insanlar çok beğenmiş, bu gerçekten çok hoş bir şey. Yaptığımız işte anılmayı tercih ederim. Aranjör olarak da elimden geleni yaptım. Yorum hiç hesapta yoktu, kafamın ucundan köşesinden bile geçmedi. Kendi kendime mırıldanırdım her insan gibi. Sonuçta bu güzel şarkıyı yorumlamak bana nasip oldu, mutluyum.

ENBE orkestrası albümüne nasıl girdiniz?


‘Unutamam’ aranjesini yapmak istediğim ve üzerinde çalıştığım bir besteydi. Behzat Gerçekler şarkıyı dinlemiş, bu şarkıyı benim yorumlamamı ve orkestra albümünde yer almasını istediler. Ben bunu çok düşündüm ve başta cesaret edemedim. ‘Türkiye’de önemli sanatçılar, ses yorumcuları varken onların yanında kalkıp benim şarkı söylemem söz konusu bile olamaz’ diye düşündüm. Ama daha sonra onların cesaretlendirmeleri ile kabul ettim. Bundan sonra yorumcu olarak da görecek miyiz sizi? Evet şimdi bunu ciddi ciddi düşünüyorum. Kendinize ait bir albüm yapacak mısınız? Şu anda aranjör olarak hizmet vermekten çok mutluyum. O başka bir haz, işin mutfağında olmak, orada çalışmak bir şeyler katabilmek… O yönde çalışmaya hep devam edeceğim; bir albüm yapsam da devam etmeyi düşünüyorum. Ama albüm için erken sanırım çünkü daha konsept şekillenmedi kafamda, şekillendiğinde sanırım bir albüm yapmam gerekiyor. Müzik piyasası biraz kaygan, bu ortamda kendinizi nasıl koruyacaksınız? Bugüne kadar hep piyasanın içinde bir ‘duruş’umun olmasına gayret ettim. Bir renk oluşturdum. Kendime ait inançlarım ve kutsallarım var. O yüzden beni etkileyeceğini zannetmiyorum. Neysem o olarak devam etmeye çalışacağım. ‘Başarılarınızı anlatmayın, başarısızlıklarınızdan ders alın.’ diye bir söz var. Bu başarıysa da ‘ben yaptım, ben ettim’ demeyeceğim, çünkü iyi bir şey yaparsanız insanlar zaten takdir edecekler. Bundan sonra daha iyilerini yapmaya çalışacağım.

Hacı olarak çağrılıyorsunuz...


Hacı ismiyle çağrılmam bazen komik şeylere de sebep oluyor. Eve mektup geliyor mesela Hacı Musti diye. Bana soruyorlar ‘Hacı sizin dedenizin adı mı, göbek adınız mı?’ diye. Bakıldığında bu aslında eski bir gelenek, hacdan dönenler birbirlerine hacı diye hitap eder. Piyasada da bir hacı olmadığı için insanların da hoşuna gitti ve herkes böyle hitap etmeye başladı. Ben çok büyük bir keyif alıyorum ama çok büyük bir ağırlığı var.

Çoklarında olmayan, ‘kendinize ait bir duruş’unuz var…


Aslında tamamen o içsel bakışla alakalı bir şey. Bizi biz yapan güç çok ortada. Bir sistem var, mümkün mertebe bizim için ne yazıldıysa biz onu oynuyoruz. Bunun farkına varmaya çalışıyorum ben, bunun farkına varmaya çalışınca da çok benlikten uzak durmaya çalışıyorum. Yaratan’a inandığım için, benlikten uzak durmaya çalışıyorum, bu bir gayret. Maneviyat çok önemli. Bunu kendi içimde yaşamaya çalışıyor ve anlatmamaya özen gösteriyorum. Yaptığım işle anılmak isterim, sonuçta bu insanın kendiyle ilgili bir durum. Manevi dinamiklerin muhakkak başarıda çok büyük payı var, biz hep hayırlısı neyse o olsun deriz. İhtiras taşımazsanız her şey çok kolay oluyor.

Popüler olmanın sizi değiştireceğinden korkuyor musunuz?


Bu soru zaman zaman aklıma geliyor. Buraya kadar değerlerimi koruyarak geldim, bundan sonra korumaya gayret edeceğim. Birçok şeyi kendi içimde yaşamaya çalışıyorum.

Sezen Aksu ile birlikte çalışıyorsunuz, yaşadığınız ilginç bir anı var mı?


Sezen Hanım sahnede bunu anlattığı için çok rahat anlatıyorum. Stüdyoda çalışırken ve tam da konsantre olmuşken ben ezanı duydum ve her şeyi kapattım. “Hacı niye durdun?” dedi, ‘Ezan okunuyor!’ dedim. Genelde ezanı duyduğumda mutlaka her şeyi durdururum, bir alışkanlık. Sezen Hanım da bana ‘Çalışıyoruz, çalışmak ibadettir.’ dedi, sonra devam ettik.

Bazıları inanç ve ibadetin gelişmeye ve çalışmaya engel teşkil ettiğini söylüyor, siz ne düşünüyorsunuz?


Modernleşmeye bu kadar açık bir inanç sistemi yok bence. Zaman geçtikçe, bilim daha çok geliştikçe biz daha iyi anlıyoruz. Ben bu düşüncelere katılmıyorum, gayet modern hayat yaşayıp, bunları da yaşayabilir, yerine getirebilir bir insan. Çünkü bir sürü vaktimiz var. Kesinlikle belli bir kuruma veya görüşe bağlı değilim. Herkese çok büyük hoşgörüyle yaklaşıyorum, çalıştığımız yerde Türk olmayanlar da var, gayrimüslim olanlar da var, hepsine aynı mesafede, aynı hoşgörüyle yaklaşmaya çalışıyoruz. O zaman her şey kolay oluyor. Herkes düşüncesinde ve inancında serbesttir. Saygı gösterirseniz saygı görürsünüz.

Müzikle ilgili gençlere tavsiyeleriniz var mı?


Müzikle uğraşan, bu yolda ilerleyen arkadaşlara da tavsiyem teknolojiyi çok iyi takip etmeleri ve sürekli kendilerini yenilemeleri. Çünkü her şey çok hızlı gelişiyor. Tüm dünya müziklerini dinlemelerini tavsiye ediyorum. Türkiye’de yaşayan, vefat etmiş çok büyük müzisyenler var. Yeni dönemde, eski dönemde... Ben fırsat buldukça hepsini inceliyorum. Bu benim uyguladığım bir sistem.

Sizi etkileyen müzisyenler kimlerdir?


Beni en çok etkileyen müzisyen Onno Tunç’tur. Çünkü Türkiye’de Türk müziğiyle Batı müziğini mükemmel bir zeminle birleştirmiş. Kültürleri çok iyi biliyor. İçerisinde her türlü kokuyu duyabiliyorsunuz. Ben onun şarkılarını hâlâ inceliyorum, ders kitabı gibi alırım, anlamaya çalışırım mümkün mertebede. Tabii bir de Sezen Aksu var. O da beni derinden etkilemiştir.

Müzik adına hayallerin neler?


En büyük isteğim ise bizim parçalarımızı ve enstrümanlarımızı başka bir formatta muhakkak dünyaya açmak. Şu anda tüm dünyada incelediğimizde hepsinde etnik figürler var. Kendi müziğimizden uzaklaşmadan, kendi müziğimizi biraz daha modern bir havada dünyaya yaymak istiyorum.

Sezen Aksu ile tanışmam hayatımı değiştirdi


Onunla tanışmak çok büyük bir nasip ve bir vesiledir benim için. Müzik konusunda ufkumu açtı benim. Tek bir anlamda değil birçok anlamda açılım oldu hayatımda. Sezen Hanım bir parça oluşumundan son ana kadar her anında bize olumlu fikirlerle gelir. Fikirlerimize çok açıktır. Hiçbir zaman ben şarkımı yaptım köşeme çekileyim, demez. Bizlerle beraber yirmi dört saat stüdyoda. Tabii etkilendiğim başka sanatçılar da var, mesela Ozan Doğulu, onun da düzenlemeleri, özellikle eskiden yeniye geçişte pop müzikte çok önemli bir yeri var.

All Rights Reserved © Copyright by Latifoğlu Designed by Ali Faik Taş |2008| Tüm Hakları Saklıdır


Bugün 10 ziyaretçi (27 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=